Kısa Özet Bilgiler

www.ozetbilgiler.com

Sirk,Uzay gemisi,Tren,Demiryolu,Bisiklet ilk kim nezaman icat etmiştir ?

Sirk, Uzay gemisi (Uzay mekiği), Tren, Demiryolu, Bisiklet ilk kim nezaman icat etmiştir ?

sirk-icadı

Sirk kim ne zaman icat etmiştir.

Dünyada ilk sirk, emekli süvari binbaşısı Philiph Astley tarafından 1769 yılında açıldı. Astley, bir sirk kurmayı uzun zamandır planlıyordu ama, bu iş için yeterli parası yoktu. Bir gün, Westminster Köprüsü’nün üzerinde bir elmas yüzük buldu. Yüzüğü 60 pounda satarak, eline geçen parayla Lambeth’te atıyla numaralar yapabileceği bir yer açtı. Girişte, izleyicilerden herhangi bir ücret alınmıyordu. Ama, o dönemde tüm gösterilerde olduğu gibi, program bittikten sonra seyirciler, içlerinden gelen bahşişi veriyorlardı. Astley, yaptığı numaralarla o denli büyük ilgi gördü ki, ertesi yıl Westminster Köprüsü yakınlarında daha büyük bir yer bulmak zorunda kaldı. Yeni. yerinde, Astley bazı değişiklikler de yaptı. Önce, gösterilerini yaptığı yerin çevresine kırmızı bir kordon gerdirdi. Sonra onun etrafına daire şeklinde iskemleler yerleştirdi. Ayrıca, programa renk katması için bir de baterist tuttu. Bateristin görevi, Astley’e numaraları sırasında eşlik etmekti. Bu değişik “gösteri.yeri”nin en büyük özelliği ise, içeri girerken seyircilerden belli bir ücret alınmasıydı. Tabii, ayakta durmayı tercih edenlerden daha az: ücret alınıyordu. Daha sonra, bugün bildiğimiz anlamda modern bir sirk oluşturabilmek için yanına bazı yeni elemanlar aldı. Astley, daha sonra ip üstünde bazı numaralar yapan bir grup akrobatla anlaştı. Ama kadronun asıl yıldızları, son derece iyi eğitilmiş bir atla, Griffin, Jones ve Miller adlı üç biniciydi. Her üçünü de, döneminin en iyi binicisi olarak kabul edilen Astley yetiştirmişti. 1786 yılında, Astley’in sirkine bir de maymun katıldı. “General Jackoo” adlı maymun, ordu içinde yetişmişti ve yaptığı numaralarla izleyicileri kırıp geçiriyordu. 1816 yılında “Baba” ve “Kiouny” adlı iki fil de, Astley tarafından “keşfedildi”. Filler, hortumlarıyla havaya atılan bir elmayı yakalayıp yiyorlar, yine hortumlarıyla, kapalı bir şişenin tıpasını açarak içindeki sıvıyı içiyorlardı. 1832 yılında Astley, bir aslan, bir kaplan ve dört tane de zebra aldı. Ancak, bu hayvanlar herhangi bir numara yapmıyorlar, sadece meraklı izleyicilere gösteriliyorlardı. Astley’in sirkinde, vahşi hayvanlarla ilk gösteri ise 1838 yılında yapıldı. “Canavar Terbiyecisi Morok” adıyla ünlenen Amerikalı Von Amburgh, aslanlar, kaplanlar ve leoparlardan oluşan bir grup “canavar”la sahneye çıkıyordu. Astley’in denemesinden sonra, dünyadaki sirklerin sayısı hızla arttı. 1780 yılında Juan Porte adlı bir İspanyol, Viyana’da Kıta Avrupası’nın ilk sirkini açtı. İki yıl sonra, bizzat Astley, Parislilere sirki tanıttı. 1792 yılında, ABD’nin Philadelphia kentinde bir sirk açıldı ve bu sirk, bizzat Başkan tarafından da ziyaret edildi. 1793 yılında, Rusya’da da bir sirk kuruldu. Avrupa’da açılan 19 sirke çok büyük katkılarda bulunan Philiph Astley’in kendi sirki ise, Westminster Köprüsü’nün güneyinde, 1893 yılına kadar faaliyetini sürdürdü.

uzay-gemisi-uzay-mekiği-icadı

Uzay gemisi (Uzay mekiği) kim ne zaman icat etmiştir.

Uzay gemisi bir kişi tarafından icat edilmesi için çok büyüktü. Ve tasarımı, mali, teknik ve siyasi konularla ilgili bir dizi karışıklıktan oldukça fazla etkilenmişti.

NASA uzaya çıkmanın  yüksek maliyetlerini düşürmek amacıyla 1968 yılında mekiği geliştirmeye başladı. Uzay ajansı Lockheed Martin ve Kuzey Amerika Rockwell (daha sonra Rockwell International olan) gibi firmalar ile fikir geliştiren çalışmalar yapmaya başladı. İlk uzay mekiği tasarımları iddialıydı. Rockwell ilk aşamada bir Boeing 747 boyutunda olan tamamen yeniden kullanılabilen insanlı bir mekik önerdi. Bunun üzerinde daha küçük bir uzay mekiği aracı olacaktı. İlk aşama yeniden kullanım için geri uçmadan önce yüksek bir irtifaya aracı kaldıracaktı. Misyonunu tamamladığında, araç  yolun geri kalanını uzaya  ve yere doğru geleneksel bir istikamet doğrultusunda uçacaktı.

Bu plan, teknik, mali ve politik olarak çok iddialı olduğunu gösterdi. NASA 1970′lerin başlarında bütçesinde büyük kesintilerle karşı karşıya geldi, bu nedenle programı küçülttü. Bir DC-9 uçak boyutunda, iki adet yeniden kullanılabilir katı roket ateşleyicili ve  bir harcanabilir harici yakıt tanklı uzay aracı olan,bugün bildiğimiz uzay mekiği sistemi ortaya çıktı. 15 ile 60 ayaklı kargo bölmesi mekikten büyük uyduları ateşlemek için planlanan ABD Hava Kuvvetlerinin siyasi desteğini almak için bir uzlaşma oldu.

NASA uzay mekiğini icat etmiş olsa da, sistemin parçaları özel şirketler tarafından inşa edildi. Uydular Rockwell International,katı roket ateşleyicileri Morton Thiokol, ve harcanabilir tankları Martin Marietta tarafından inşa edildi.

NASA, uyduların küçük bir filosunun yılda 50 görev uçuşunun olabileceğini yani haftada kabaca bir kez havalanışın olacağının sözünü verdi. Ancak, uçuş oranı tek bir yıl içinde  dokuz görevin üzerine hiç yükselmedi. Uzay mekiği, bir uçak gibi uçmak için çok hassastı. Hazırlama, fırlatma, ve yenileme herkesin beklediğinden çok daha fazlaya mal oldu. Giderleri yukarı çeken binlerce işçiye ihtiyaç duyuluyordu.

2010 yılına kadar, her bir uzay mekiğinin uçuş maliyeti ortalama 775.000.000 $ idi. Tüm mekik programı için maliyetler enflasyon oranı hesaplanmadan toplam 113.700.000.000 $ olarak gerçekleşti. Bu, NASA’nın 1970′lerde vaat ettiği, uzaya ucuz, rutin bir erişimden oldukça uzaktaydı. Ajansın en iyi çabalarına rağmen, kendisi için belirlenen amaca ulaşamıyordu.

buharli-tren-icadı

Tren kim ne zaman icat etmiştir.

Tren, raylar üzerinde bir ya da birkaç lokomotif tarafından çekilen veya itilen ve vagonlardan oluşan ulaşım aracı.Tren, dünyada ilk kez 1800′lü yılların başında, İngiltere’de kullanılmaya başlanmıştır. Tren, Richard Trevithick adında bir mühendis ile İngiltere’nin Pennydarran bölgesinde bir maden sahibinin iddialaşmaları yüzünden doğmuştur. Mühendis Trevithick, 10 ton ağırlığındaki demir yükü, kendi yapmış olduğu buharlı makineyle Pennydarran’dan Cardiff’e kadar raylı bir yol aracılığıyla hiç zorlanmadan taşıyabileceğini iddia ediyordu. Böylece 6 Şubat 1804 tarihinde Tram-Waggon adlı bir lokomotif 10 tonluk demir yükü ve ayrıca 70 yolculu bir arabayla Cardiff’ten hareket etti. 16 km uzunluğundaki Pennydarran-Cardiff yolu, beklemeler ve tamirler de hesaba katılırsa, tam 5 saatte aşılabildi. Elde ettiği bu başarılı sonuca karşın Trevithick’in şansı yaver gitmemiş bu yeni makineyi daha fazla geliştirememiş ve böylece makinenin o günlerdeki yaygın ulaşım aracı hayvanlardan daha üstün ve etkin olduğunu ispatlayamamıştır. İşte bu nedenledir ki, trenin bulunuşu, başka bir İngiliz’e, George Stephenson’a mal edilir. George Stephenson, daha sonraki yıllarda, peron, lokomotif ve vagon tasarımları çizmiş ve bunları gerçekleştirmiştir. Böylece o günün buharlı lokomotifi… gelişimin bir simgesi halini almıştır. Stephenson, 27 Eylül 1825 tarihinde yalnızca yolcu ve yük taşıyarak Dünya’nın ilk demiryolu taşımacılığını gerçekleştiren treni, İskoçya’da Darlingthon ile Stockton arasında kullanmıştır. Yine Stephenson, bu tarihten beş yıl sonra saatte 24 km hızla gidebilen ve Rocket adını taşıyan yeni bir lokomotif modeliyle büyük ticari önemi olan Liverpool-Manchester hattındaki yarışmayı kazanmıştır.50 km uzunluğundaki Liverpool-Manchester hattından sonra, İngiltere’de on yıl içinde yapımı bitmiş veya tamamlanmış durumda olan demiryollarının uzunluğunun toplamı 2.000 km’ye ulaşmıştır. 1831′de Amerika Birleşik Devletleri’nde, 1832′de Fransa’da 1835′te Belçika ve Almanya’da 1837′de Rusya’da ve 1848′de İspanya’da demiryolu kullanılmaya başlanmıştır.

demiryolu-icadi

Demiryolu kim ne zaman icat etmiştir.

Bir yerden bir yere madeni bir yol üzerinde, mekanik bir güçle hareket ettirilen araçlar içinde, insan ve eşya taşımasını temin eden tesislerin hepsine birden demiryolu denir.Traversler üzerine özel tertibatla bağlanan rayların ucuca eklenmesi ile, elde olunan paralel iki demir şerit, en basit şekliyle bir demiryolu olur. Burada ray dizileri arasındaki iç yüzlerden ölçülen uzaklığa hattın açıklığı denir.George Stephenson’un yaptığı ilk yolda, bu açıklık 1435 mm idi. Bundan sonra başkaları tarafından yapılan hatlarda farklı açıklıklar kullanıldı. Ve kısa zamanda İngiltere’de 7 muhtelif açıklıkta yol meydana geldi, bir hattan diğerine geçişte meydana gelen zorluklar sebebiyle bu keyfiliğe son verme lüzumunu duyan hükümet 1846′da çıkarılan bir kanunla bunu yaptı ve açıklık olarak 1435 mm kabul edildi.

Bugün bütün dünyada Japonya, Rusya ve bazı diğer ülkeler hariç 1435 mm normal açıklık olarak kabul edilmiştir. Yolda kabul edilen bu tek açıklık sayesindedir ki, bugün Londra’dan çıkan bir vagonun hiç kesilmeden Kars’a kadar devamı sağlanır.George Stephenson, 1848 yılında öldüğünde, icat sahibi olmasının yanında demiryollarının standartlarını belirlediği için de “demiryolunun babası” ünvanıyla anılır.

ilk-bisiklet-icadi

Bisiklet kim ne zaman icat etmiştir.

İlk bisiklet patenti 1645 yılında Fransız Jean Theson’a verildi. Patenti alınan alet günümüz bisikletine hiç benzemiyordu, daha çok dört tekerlekli garip bir alet görünümündeydi. 1690 yılında Fransız asilzade Sivrao Kontu tarafından, iki tahta tekerleği olan ve “celenfer” adı verilen pedalsız bir bisiklet yapıldı. Daha sonra tahta tekerleklerin yerle temas eden yüzleri demir çemberle kaplandı; fakat bu durum süspansiyon sağlamadığı için hızın azalmasına yol açtı. İskoç Kirk Patrik McMillan’ın 1839 yılında pedalı bulmasıyla bisiklet bugünkü görünümüne biraz daha yaklaştı. 1868′de tekerleklerin sert lastikle kaplanıp demirin çıkartılması sayesinde bisikletin sürati arttı. Deneme niteliğindeki ilk bisiklet yarışı, 1868′de Saint Cloud’da yapıldı. Günden güne gelişme gösteren bisiklete bağlananların sayısı çoğaldı ve 1881′de “Fransız Bisiklet Federasyonu “kuruldu. Daha sonra zincirli aktarma sistemi ve havalı lastiğin bulunmasıyla bisiklet bugünkü şeklini aldı. Çağdaş koşullara uygun ilk mukavemet yarışı 1890 yılında Fransa’da yapıldı. 1891′de ise uzun etaplı turların ilk örneğini oluşturan Bordeaux Paris yarışı, onu takiben de Paris Brest-Paris yarışı düzenlendi. 1903 yılında düzenlenen ve yarışmaların en büyüğü olan Fransa Turu’nun Henri Desgrange ve L’Auto dergisi tarafından gerçekleştirilmesi bisiklet sporu için önemli bir atılım oldu. Yani 19.yy’ın başlarından itibaren bisiklet, önemli bir ulaşım aracı olması yanında tüm dünyada spor amacıyla da kullanılmaya ve üretilmeye başlandı.

Kategori: Genel Kültür
  • mustafa

    çok güzel ama çok uzun

  • mert

    harika teşekkürler

Duzgun Turkce ile yazilmayan ve hakaret iceren yorumlar yayinlanmayacaktir, isaretli alanlar doldurulmalidir. *

*